3 Nisan 2012 Salı

Çekiliş Sonucum


Öncelikle özürle başlıyorum yazıma. Babamın rahatsızlığından ötürü , 8 gündür hastanedeydik ve bilgisayar başına oturup çekilişimin kazananlarını açıklıycak fırsatım maalesef olmadı. Sonucu daha önce belirttiğim tarihte yapamadığım için özür dilerim.



Şimdi gelelim kazananlara ;

Bir çift coca cola tabağı kazanan 3 kişi ; 
Aylin Kaba
Reyhan Dönmez
Gülben Konu

Coca cola bardağı kazanan 4 kişi ; 
Feride İsmailoğlu   
Ayşe Yersiz
Selin Yılmaz

Neşe Kılavuz

15 paket ruffles kazanan 1 kişi ;
Yasemın Özer

Ozone Therapy şampuan kazanan kişi ;
Merve Yüksel


Süpriz hediyeyi kazanan kişi ; 
Saliha Temiz



Kazananların , ad soyad - adres - telefon , bilgilerini 1 hafta içinde göndermeleri gerekmektedir. Aksi taktirde haklarını kaybederler.

Hediyeler ise , ayın 15inden sonra kargolanacaktır.


Mail adresim:   oriflameindirimleri@hotmail.com

14 Mart 2012 Çarşamba

Lila Kutu


Geliyorrrr geliyorrrrr Lila Kutu geliyorrrrrr. 


Yarın sabah 9 10 gibi elimde olur sanıyorum , en azından daha önce 2 si öyle geldi :) Gelen kutuların ilkini sevmiştim ama 2. olanı sevmedim açıkçası bakalım 3 nasıl gelcek. Tüm gün yarının heycanlıyla yaşamıştım ve sizlerle de paylaşmak istedim.  Şimdi uyuyuversem , sabah beni kapı zili uyandırır aslında , yani zaman hemencik geçer ve kavuşurum Lila Kutuma napsam uyusam mı :)








Ben gibi bekleyenler var mı başka ? Daha önceden gelen ürünler hakkında düşünceleriniz neler ? Paylaşın bekliyorum :)




11 Mart 2012 Pazar

How I Met Your Mother

Pazarlar genelde sıkıcı olur , tv de bişey yok , dışarı çıksam alışveriş merkezleri çoook curcuna hiç gözüm almaz , e havalarda hala iyileşmedi dışarda gezesimde yok napsam napsam derken gene açtım HIMYM ' ımı izleyim dedim :)
Bilmeyenler için açılımı veriyim HOW I MET YOUR MOTHER ...

Bayılıyorum şu diziye , kimi zamanda ağlıyorum o ayrı... 6. sezondayım şuan ama izlemesem mi diyorum arada , bitmesin çünkü ya hep olsun bu dizi. Bu diziyi bu kadar sevmemin sebeplerinden en büyüğü aslında Marshall ve Lily nin aynı "biz" olması :)

Hiç bilmeyenler için viki den şöyle bir alıntı yapayım ;  Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin eşi ile nasıl tanıştığını çocuklarına anlatmasını konu alır. Bob Saget'in seslendirmesiyle asıl karakteri Ted "Size annenizle nasıl tanıştığımı anlatacağım." der ve dizi 2005 yılına döner. Bays ve Thomas dizideki arkadaşlığı kendi arkadaşlıklarından yola çıkarak yazmışlardır. Buna göre Ted karakterinde daha çok Bays öne çıkarken Marshall ve Lily karakterleri ise Thomas ve eşinden esinlenilmiştir. "Haydi arkadaşlarımız ve New York'ta yaptığımız aptalca şeyler hakkında yazalım." fikri, Bays ve Thomas'ın How I Met Your Mother'ı oluştururkenki düşünceleriydi. İkili karakterleri yaratırken kendi arkadaşlıklarından esinlendiler: Bays esnetilerek Ted, Thomas ve eşi esnetilerek ise Marshall ve Lily yaratıldı.Thomas'ın eşi Rebecca, kendinden ilham alınarak yaratılacak bir karakter konusunda gönülsüzdü, sadece bir şartla izin verecekti: Kendisini Alyson Hannigan'ın canlandırmasını istiyordu. Şanslarına, Hannigan o sıralar boştu ve o da komedi dizilerinde daha fazla yer almak istiyordu.


İşte özetle böyle bir dizi , anne kısmına gelince izlemeyenler vardır diye es geçiyorum :)

Marshmallow ve Lilypad e geri dönersek , ay çok tatlılar yaaa baksanıza şunlara :) 


Düğünleri...





Bizde bunlar gibi koca adamla minik kız olduğumuz içinmidir nedir , bunlara baktıkça kendimizi görür oldum... :)

  















Veee tabi ki söz etmeden geçemeyeceğimiz Barney ! Hayatı sadece tek gecelik ilişkilerden ibaret olan Barney... Kadınları tavlama konusunda taktik uzmanı Barney , bu konuda kitapları olan ve nedense bu kitabı sevgilime aldığım Barney :) Takım elbiselerinden asla vazgeçmeyen Barney'nin çekildiği tüm ama tüm fotoğraflarda "efsanevi" çıktığını biliyor muydunuz ?  :)






Evet biliyorum dönüp dolaşıp Lilyciğime geliyorum ama bu video yu sizlerle paylaşmadan yazıma son vermek istemedim :)  Doğum günü sevinci ve Marshallın ona taç takışına ba yıl dım ...






Dizinin aslında baş karakterinden bahsetmediğimi fark ettim :) Ted , Ted Mosby , mimar Ted Mosby. Sürekli  evleneceği ve çocuklarının annesi olacak kadını arayan ama şansı bir türlü olmayan Ted Mosby. Tabi şansı dönmüş ve hikayesini çocuklarına anlatıyor ama , bizler henüz göremedik o günü :) Herkesin heycanla beklediği  "mother" ı bir an önce bulmasını diliyorum artık , yoksa bende heycandan ölcem , her yeni kızla tanışmasında , bu mu bu mu diye düşünüp sonra hüsrana uğruyorum çünkü.




Ve bu 5 kişilik güçlü arkadaş grubunun son üyesi ,Robin. Dikkat spoiler alarmı ! Grupta hem Ted ile hem Barney ile ilişki yaşamış ancak yolları ayrı düşmüş. Tedin çocuklarına Robin hakkında birşeyler söylerken hep ROBİN TEYZENİZ demesi , çocukların annesinin o olmadığını gösteriyor ancak ilerdede Barney'i damat olarak gördük ama gelini görmedik , bakalım kısmet bu işler... Gerçi ben 6. sezon 9. bölümü izledim en son belki şu ana kadar belli olmuştur burda yazdığım cevapsız sorular bilemem :)








Sizce Robin hangisiyle yakışıyor ?





LÜTFEN DİZİ HAKKINDA BENİM İZLEMEDİĞİM BÖLÜMLERDEN BİŞEY ANLATMAYIN RİCA EDİYORUM :)

Bu güzel dizinin bitmemesi dileğiyle  :)


Hem dost hem arkadaş olan Lily ve Marshalla sevgilerimle , sizde bizi görüyorum :)






Edit: Tüm bölümleri izlemiş bulunmaktayım , yorumlara açığım  :)

Sizce anne kim ?

Bence ;
Dikkat spoiler alarmı !  
Victoria

8 Mart 2012 Perşembe

Renkli Patates Topları

Yemeklerde sadece lezzete değil , sunuma görselliğede önem verenlere hem şık hem kolay bir tarifim var :)  Rengarenk patates topları...



Malzemeler
Patates
Zeytinyağı
Limon
Tuz

Maydanoz
Havuç
Kırmızı lahana



Hiç birine ölçü vermiyorum çünkü hepsi damak zevkine göre değişebilir şeyler diye düşünüyorum.

Öncelikle patatesleri haşlıyoruz , ardından kabuklarını soyup eziyoruz püre halini alıncaya kadar. Sonra yağ limon ve tuzu arzumuza göre ekliyoruz ve iyice birbirine yediriyoruz. Patatesleri top top yuvarlıyoruz. Üzerlerini süslemek için istediğinizi kullanabilirsiniz. Ben maydanoz , havuç ve kırmızı lahana kullandım , pul yada toz biber , limon yada portakal kabuğu rendesi yada aklınıza daha ne gelirse tabi ki damak zevkinize göre kullanabilirsiniz. Yaptığımız topları bu malzemelerin içinde yuvarlıyoruz bandırıyoruz çıkarıyoruz.

İşte bu kadar basit ama çok şık bir tarif , afiyetler olsun :)


7 Mart 2012 Çarşamba


Sizlere yeni tanıştığım bir siteden bahsetmek istedim :)

Grup Satın Alma Sitelerinin  ve Özel Alışveriş Kulüplerinin Günlük Kampanyaları artık HEPSİ tek bir yerde toparlanıyor!

Şehrinizdeki en güzel fırsatları ve indirimleri kaçırmamak için ve Tüm sosyal aktivitelerden en az %50 indirimlerle yararlanmak için size bir site tavsiye etmek istiyorum:

İndirimlr.com!

Özel Alışveriş Sitelerinin ve Fırsat Sitelerinin tüm kampanyalarını orada bulacaksınız.
Artık fırsat sitelerini tek tek dolaşmanıza gerek yok, en iyi fırsatlar ve kampanyalar bir noktada: indirimlr.com'da

Tatil fırsatları, restaurant, eğlence, aktivite, eğitim fırsatları, sağlık ve güzellik fırsatları, sevdiğiniz markaların indirimli ürün satışları ve daha neler neler...hepsinden %90'a varan indirmlerle faydalanın.

Bu güzel site benim baya ilgimi çekti açıkçası , sık sık takip ediyorum , dilerim sizlerde edersiniz , etmek isterseniz alttaki logoya yada buraya tıktık :)



22 Şubat 2012 Çarşamba

Komşu bloglarda çekilişler




İşte sizlere duyurular !

Buralarda da çekilişler var sevgili izleyicilerim , buralarada katılabilirsiniz , hediyeleri gayet hoşşş 



Giovanni Şampuanla Tanıştım

Geçen hafta saçlarımı kızıla boyattıktan sonra , bu rengi nasıl korurum diye tasalara düştüm. Geçen haftadan önce de 2 kez kızıl denemem olmuştu ama kızıl değil mor bir saçım olduğu için sürekli beyaz sabunla yıkayıp morluğun akmasıyla uğraştığım için o zaman bu rengi korumak gibi bir çabaya girmemiştim ancak 3. boyada tam istediğim renk olunca dedim tamam dedim rengim budur , ama en uzun nasıl durur :)

Kızıl kullananlar bilir , gerçekten zordur ve demişler ki kızıl zengin işi :) Gerçekten doğru olabilir , sürekli akan ve o ilk canlılığını çabucak yitiren bir renk ama ben inat etmiştim bu rengi en uzun süre kullanan olmak istiyordum öncelikle şunu söyleyim , Dove un boyalı saçlar için olan şampuan , krem ve maskesini aldım hiç memnun kalmadım yani aktı gene hemencik boyalarım.

Az önce bahsettiğim gibi , mor saçlı olduğum zaman boyanın bir an önce akması için saçlarımı sürekli beyaz sabun ile yıkadım , hatta ilk seferde tam 7 kez yıkadım ve tahmin edebilirsiniz ki saçlarım mafoldu... Matlaştı cansızlaştı , bende Pantene 7/24 Anında Parlaklık Veren Koruyucu Saç Bakım Spreyi'ni aldım ve kullanmaya başladım , ve gerçekten memnun kaldım , sürekli maşa düzleştirici fön gibi saçı yıpratan uygulamaları sık sık yapan birisi olarak gerçekten hoşuma gitti bu ürün ve kokusuda müthiş söyleyim :)






Neyse nerden nereye geldik , benim asıl sizlere anlatmak istediğim olay sadece GRATİS mağzalarında satılan , Giovanni Şampuan ve Şaç bakım ürünleri...  Tesadüfen girdiğim bu markette , satış elemanının tavsiyesi ile aldım bu şampuanı , kızıl saçlar için kırmızı ürünü aldım tabiki . Satıcı kadın Amerikada 180 lira bizde 20 lira dediğinde gözüm döndü ve atladım ama neden ki demek aklımın ucundan bile geçmedi , büyük ihtimalle yalandır zaten ama basiretim bağlandı sanırım neyse . 250 ml olan bu şampuana 20 lira bayılmak üzere kasaya gidince , kasiyer kreminide alsaydınız tarak hediye dedi , evde taraktan bol ne var diyip çıktım oracıktan. Yanımda sevgilimde vardı ve keşke herkes senin kadar rahat müşteri olsa , kadın gösterdi 1 dk düşünmeden aldın dedi , aslında haklıydı şampuan hakkında tek soru sormadan aldım , nasıl aldım bende bilmiyorum işte bir güç bir kuvvet aldırdı diyelim ve iyi ki de aldırmış !


Eve geldim koştura koştura bir hevesle , yıkadım bir güzel saçlarımı ... Önce şunu söyleyim ki şampuan kırmızı ve kokusu çilek miiii vişne miii o tarz bişi tam anlamadım  :)  Direk kıpkırmızı değil tabiki ama , normal şampuanlar gibi beyazda değil , sanırım saça renk pigmentlerini geri yüklüyor diye düşündüm ben. Şampuan yaptıktan sonra , saçlarım klasik şampuanlar gibi olmadı ama , bir sertlik kuruluk hissettim diyebilirim , ardından şu beğenmediğim Dove saç kremini yaptım , kendine geldi saçlarım ve çıktım. Hemencik nemli saçlarıma parlaklık veren spreyimi sıkıp kurutmaya koyuldum. Ve mükemmel sonuç ile ayna karşısında duruyordum ! Saçlarım hala kızıldı , akmamıştı  gerçekten , yumuşacık ve pasparlaktı.  İlk defa kızıl kullansam belkide aman ilk yıkamada zaten akmazdı derdim şampuanın etkisine inanmazdım ama , daha önceleri ilk yıkamadan sonra solukluk vs olduğu için bu kez olmadığını görünce şampuana inandım !  En yakın zamanda , Giovanni nin saç kreminide almayı düşünüyorum.  Kızıl maaaaduru arkadaşlarıma bir yol gösterici olurum dilerim , herkese kızıl kızıl günler :)













20 Şubat 2012 Pazartesi

Çekiliş Var !!!





Fark ettim ki Dünya Kadınlar günü geliyor. Hemen bir çekiliş yapıp kadınlarımızı sevindirmek istedim , hemde tam 10 kadınımızı. Hepinizi çekilişme bekliyorum , detaylar ve hediyelerim için buyrun :)  tıktık...

16 Şubat 2012 Perşembe

Seyahate Giden ANNE


Bir süredir sosyal medyada geziyor bu yazı ...  Her okuyuşumda gözlerim doluyor ağlıyorum... Bende izleyicilerimle paylaşmak istedim , ilginiz ve duyarlılığınız için teşekkürler. Burdan Gamzeye acil şifalar ve oğluşuyla sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. İşte o yazı ; 






Bu yazıyı yazarken sabredeceğim ağlamamak için.
Aynı başlıkta yazdığım gibi hissediyorum kendimi, ama belliki benim seyahatim bayaca uzun sürecek.  İster bir annenin vasiyeti diyin bu yazılanlara, ister gözü arkada kalmasın diye aklından geçenleri sıralıyor diyin.
İyiydim gerçekten 2 hafta önceki düşüşü laboratuar değerleri yanlıştır umudunu yaşıyordum, Dr’umda öyle inandırmıştı. Ama değilmiş, artık mikroskop altında da değerlerim hızla düşüyor. Malesef kağıt üstündeki gerçekler doğru… Diş etlerim çekilmeye başlıyor diyince zaten Salı günü kemik iliğine bakalım dedi. Nefesi kesildi adamın ama, sen çok ağladın karşımda benimde ona moralim bozuldu dedi. Nasıl ağlamam öyle bir derdim varki içinden çıkamadığım nasıl ağlamam. Evladım ne olacak Dr’um dedim. Sıkıntılı günlerin gelmesine ağlamıyorum, benim derdim evladım dedim.
Evet evladım tek derdim…
Herkesin Atakan’a çok iyi davrandığı kesin hatta davranacağıda. Annem, babam, kardeşim en başta hatta Emrah kendini toplayana kadar Atakan ilk dönemlerde kiminle kalır. Sevdiği alıştığı insanları yanında göremeyince ya da gördüklerinde ağlayan gözlerle gördüklerinde napar yavrum. İş seyahatine giden bir anne defalarca kafasından geçenleri söyler yavrusunun bir şeyi eksik kalmasın diye…
Eskişehire gödeririler belki biii süreliğine orasıda çok soğuk, keşke annem göndermese,
Kalbi kırılırsa anlarlarmı,
Dudakları beyazlamış biraz, benzi sarı gibi gözüküyor deyip hemen kan testi yaptırmaya götürürler mi,
Anneyi sorduğunda ne cevap verirler,
Meyveler, sebzeler defalarca sirkeli suyla yıkanır mı,
Marketten alınanların özellikle Atakan’nın yiyeceklerinin son kullanma tarihlerine her defasında unutmadan kim bakar,
Her akşam ılık sütünün içilmesi, Dişlerinin fırçalanması atlanılmaz  mı,
Günlük taze meyve suyu sıkılırmı mevsim meyvelerinden,
Terleyince üşenmeden anında atlet değişir mi,
Nelerden mutlu olur diye düşünülür mü,
Değişik kitapları kim araştırır,kim alır peki,
Bıkmadan sıkılmadan kim oyun oynar onunla,
Bıkmadan sıkılmadan saçlara cici yapmasına kim izin verir,
Gideceği okuldaki eksiklikleri kim farkeder,
Öğretmeniyle sürekli yakın diyaloğa kim girer, o özel biii öğrenci iyi bir gözleme ihtiyacı var annesini kan kanserinden kaybettik der,
Evde televizyon seyretmeyip kim aktivete yapar el becerisi gelişsin diye hem de hergün,
Kendi çocuğuna ya da çocuklarına sabır gösteremeyen insanlar Atakan’ıma nasıl sabır gösterir,
Bir varmış, bir yokmuş… Ömür bu iki kelime arasında geçen zaman… Zamansa bazen dost insana, bazen düşman bize düşman oldu.
Emrahım canım sevdiğim çok üzdüm seni en fazla kötü günlere, seninle göğüs gerdik.  Hakkını helal et. Bundan sonra işin daha da zor olacak. Ama sana güvenim tam. Bir kaç gün önce demiştinya bana, parkta oynarken bizi birisi seyretse deli bu adam der ama ben oğlumla çocukluğumu tekrar yaşıyorum diye. Hep öyle deli baba ol olur mu o zaman Atakan yokluğumu daha az hisseder belki…
Evde demiştim ya ben, sana sevdiğim,
Atakan seninle gerçekten iyi vakit geçiriyor hep gülüyor. Sen iyi bir babasın diye… Ben hep bişeyler öğretme çabasındaydım, sense eğlence, öyle olduğu için o kadar mutluyum ki hep mutlu ve onu güldüren babasıyla birlikte yaşayacak diye…  Öğretmenler zaten öğretir öğrenmesi gerekenleri. Gülmek daha iyi bir ilaç. Onuda sen hep verdin ve vericeksin canım sevgilim.
Canım annem, canım babam, canım kardeşim hakkınızı ödeyemem şimdiye kadar çok emek verdiniz bize. Asıl şimdiden sonra sizlere daha çok iş düşüyor dimdik durup Emrah’a destek verme zamanı. Atakan başta ALLAH’a sonra Emrah’a sonra annem, babam, kardeşim size emanet…
Keşke herşey farklı olsaydı. Yaşam mutlu dolu günlerle dolsaydı…
Annem hediye kaban almak istedi. İstemedim çünkü seneye kışa çıkmam heralde.
Sabahleyin aradın annem.
Ne olur güçlü ol diye. Lütfen gel alalım dedin. İstemem annem dedim.
Ateşim var öksürüyorum dışarı çıkmıcam dediğimde Atakan’ım koşarak geldi ne dedi biliyomusun…
”’ Ateşin olmasın, ne olur öksürme canım annem dayanamam sana ”’  dedi.
Telefonu kapadım çöktüm oğlumun yanına ben sana dayanamam merak etme geçer dedim, geçsin annecim dedin.
Dayancan annem diye haykırdım içimden…
Şuan ezan okunuyor. Yalvarırım rabbime evladım için bana yaşama şansı ver. Salı günü gireceğim operasyon sancısız geçsin, en önemlisi sonucu güzel gelsin. Çok bişi istemem sadece sağlık. Ama artık o kadar yıkıldım, o kadar güçsüz kaldım ki. Savaşacak gücümü yitirdim. Emrahımın, annemin, babamın, kardeşimin gözünü yaşlı görmeye gücüm kalmadı.
Arayan eş, dost, akraba açamadım telefonları açamayacağımda, biliyorum dualarınız benimle ama gücüm yok konuşmaya birde tabiii Atakan’ım anlamasın durumu diye.
Salı gününün güzel geçmesini bu kadar umutsuzluğun içinde yinede umut ediyorum…


14 Şubat 2012 Salı

Çekiliş Sonucu2

Veeeeee işte sevgililer günü hediyemizi kazanan kişiyi açıklıyorummmm !!!


ESRA BAYRAKBAŞI !

Kazanamayanlar üzülmesin , haftaya yeni çekilişimiz var , hemde kocaman bir ödüllü :)